Abdurrahman Palay

Merhaba Sinematik okurları. Yazı dizimizin bu bölümünde nevet ve nayır gibi replikleri ile hayatımıza giren seslendirme sanatçısı ve oyuncu Abdurrahman Palay’ı konu edineceğiz.

7 Mayıs 1923’te İstanbul’da doğan sanatçı Kocamustafa Paşa çocuğuydu. Babası Şemsettin Bey lokanta işletirken annesi Fethiye Hanım ev hanımıydı. 3 kardeştiler fakat çeşitli sebeplerle pek çok kardeşlerini yitirmişlerdi hatta Abdurrahman için adak adanmıştı. Palay, Pertevniyal Lisesi 2’ci sınıfta eğitimini yarıda bıraktıktan sonra 1940-1950 arasında Sirkeci Büyük Postane’de telgraf memurluğu, Davutpaşa kulübünde futbolculuk ve halk evlerinde amatör tiyatro gibi pek çok işle uğraşmıştı. Ekrem Reşit Rey tarafından keşfedilen sanatçı 1951 yılında Ermiş Jan oyunuyla profesyonel olmuştur. 1952’de Kahpenin Kızı adlı filmle sinemaya adım atan sanatçı ilk dublajını 1954 tarihli Cingöz Recai filminde Turan Seyfioğlu’na yapmıştır. 1955’te Her Yerde Tehlike ile yönetmenlik yapmaya başlayan Palay siyah-beyaz dönemde pek çok filmde başrol oynamıştır.1960’da Oya Film Şirketini kuran Palay, Erkin Koray’ın tek filmi olan Naylon Leyla’nın senaristi ve yönetmenidir. Bir dönem Oraloğlu Tiyatrosu’nda çalıştıktan sonra kendi topluluğunu kuran sanatçı 1970’li yıllardan itibaren tamamen sinemaya bilhassa da dublaja ağırlık vermiştir.

Dublajda bazı kelimelerin başına n harfini getirerek, “nayır, nevet, nolamaz” gibi replikleri ortaya çıkaran Palay’ın seslendirmediği oyuncu neredeyse yok gibidir. Ayhan Işık, Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, Kadir İnanır, Serdar Gökhan gibi pek çok isme sesini veren Palay için bazı oyuncular ise ayrı anlam taşımıştır. Seslendirmekten en zevk aldığı ve oyunculuğunu en çok beğendiği Yılmaz Güney’dir.  Güney için sırtıyla bile oynar, yüzünü dönmesine gerek yok demiştir. Güney’le öyle samimilerdir ki dublaj yaparken Güney yorulmuş olan Palay’ın omuzlarını bile ovar. Orhan Gencebay da Palay’ın sesine önem veren isimlerden biridir. 31 filminin 27’sinde kendisini Palay’a seslendirmiş, 3 filmde de karşılıklı oynamışlardır. Palay başrolü seslendirdiği filmde oyuncu olarak da görev aldığında kendisini başka bir sanatçı seslendirmiştir. 1980 yılı sonunda Palay enfarktüs geçirir. Bu sırada Gencebay’ın Ben Topraktan Bir Canım filmi çekilmiştir. Palay dublaja gitmeye uygun değildir, yetişse bile Yeşilçam da filmlerin pek fazla beklemeden vizyona girmesi gerekmektedir. Gencebay “isterseniz filmi yakın, bütün para havaya gitsin ama beni Abdurrahman abi seslendirecek” demiştir. Palay, Alman Hastanesi’nden çıkıp yanında ilaçlarını taşıyan ve ona refakat eden yeğeni Tülin ile stüdyonun yolunu tutar ve tam düzelmediği halde dublajını yapar. Palay seslendirdiği filmlerin hepsinin seslendirme yönetmenliğini yapar.

1980’ler Palay için arabesk türkücü filmlerinin seslendirerek geçer. Bu dönemde Ümit Besen, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses gibi isimleri de seslendirir. 1985’ten sonra usta isimin ilerleyen yaşıyla birlikte değişen sesi ve bazı oyuncuların kendinin seslendirmeye başlaması sebebiyle çalışmaları azalır. Son seslendirmesini 1993’te yapan Palay kariyeri boyunca 29 film yönetmiş, 19 filmin senaryosunu yazmış, 70’e yakın filmde oynamış ve 1000’den fazla filmde seslendirme yapmıştır.

Herkesin farklı bir fikir beyan ettiği nevet-nayır konusunda kendisi teknik imkânlardan dolayı derken bazı meslektaşları elini yorgunluktan çenesine koyup öyle konuştuğu için çıktığını söylese de Y.Güney filmlerinde ve 1980’lerde hiç bu replikleri kullanmamıştır. Bunun bazı oyuncuları cezalandırmak için yapıldığı fikri de ortaya atılmıştır.

Günlük hayatında çok çalışkan, mütevazı ve yumuşak başlı yapısıyla bilinen sanatçı 1970’li yıllarda işletmeye başladığı Şile’deki aile pansiyonuna dublajı bıraktıktan sonra ağırlık vermiştir. Özel hayatında ise dublajdan arkadaşı olan üst kat komşusu Nevin Akkaya ve Timuçin Caymaz ile çok samimidir. Koyu Bjk taraftarı olan Palay’ın uzun atlama şampiyonluğu da vardır. 4 evlilik yapan oyuncunun Oya, Ceylan ve Rauf adında çocuğu vardır. En büyük çocuğu olan Oya Palay kendisi gibi sinema ve tiyatro oyuncusudur.  14 Nisan 2022’de dolaşım yetersizliği sebebiyle vefat ettiğinde cenazesine onun seslendirdiği oyunculardan sadece Göksel Arsoy gelmiştir. Arsoy “Abdurrahman Abi’ye vefa borcumu ödemeye geldim ”demiştir.