BİR ÇİRKİN ADAM ve Umutsuzlar
İntikam vakti kapıyı çaldığı anda beyaz perdede ki Güney’i kimse durduramaz. Hatta Vurguncular filminde Kont’un öldürülmesinin ardından intikam yemini ederken sitem ettiği “Tanrı” bile…
Kurşunlar ve kıyım adres sormaz. Kadınların vajinalarına yılan sokan, bacak aralarını kurşunla dolduran, işkence yapılan masum kızlara bakmaktan öte hiçbirşey yapmadığı için gözlerine kurşun sıkılan kötüler anti kahramandan merhametsizlik paylarını layıkıyla alırlar.
Kimi zaman İstanbul sokaklarında sıra gelebilecek bir normal olay, kimi zaman Bonnie & Clyde’ı , Borsalino’yu İstanbul’a konuk eden yarı çizgi roman tadında bu senaryolar keyif verir. Seyircinin içinde ki özlem beyaz perde de ki Yılmaz’ın ne çeşit acılar çekeceği, hangi ihanetlere uğrayacağı ve intikamını nasıl alacağıdır.

Umutsuzlar
Yılmaz Güney’in televizyon kanallarıyla barışık filmlerinden birisi Umutsuzlar filmidir. Siyah beyaz dönemine ait pek çok filmin yayınlanmamasına ve bu filmlerin piyasada ki vcd basımlarında ki kötü kayıt kalitelerine karşı, DVD olarak ve gayet iyi bir görüntü kalitesiyle sunulmuş renkli döneminden güzel bir kartpostaldır.
Öyle bir kartpostal ki boyaları biraz güneşten çatlamış, birazda nemden…
Filiz Akın’ın salon filmlerinin tatlı kızı imajını terk edip bir dram oyuncusu olarak kendini bulduğu filmdir aynı zamanda. Jean Pierre Melville’nin serie noir’larında ki kaybeden gangsterlerin İstanbul’da ki bir versiyonudur. Filmi buralı kılan özellik ise Güney ve Akın ikilisi arasında ki aşktır.
Yılmaz Güney, Umutsuzlar filminde kabadayı Fırat’ı en yakınlarında ki adamların da saflarına geçtiği hainler ordusunun kurşunlarına isteyerek teslim ederken hem beyaz perdede ki Çirkin Gangster’e ağıt yakmakta hem de kendi kariyerinde bir devrin kapanacağını işaret etmektedir. Geride kalan Filiz Akın’ın gözyaşları ise belki çok daha başka bir diyarda bambaşka şeyler çağrıştırıyor olsa gerek birilerine.
Merhametsiz kötü-iyi adam ölürken aradan geçen çeyrek asrı aşkın sürede Güney filmlerinde ki kabadayıların stilize teknikleri kötü kopyalarla halen sunulmaya çalışılmakta. Acı bir gülümsemenin ardında ki ironik sebep ise zamanında ufak dip mesajlarla geçilen politik unsurların tümüyle su yüzüne çıkarılıp bu derin hikayelere bulandırılmasında…
Yılmaz Güney gibi intikam alan, Cüneyt Arkın gibi dövüşen, Kadir Inanır gibi usül sahibi olan değil “Kendisi olabilen” oyunculara ihtiyacımız var.
UMUTSUZLAR
Yazan: Gökay Gelgeç – Yojimbooo








