Sinema, tek bir isim altında onlarca iş kolunu toplayan bir endüstridir. Bu endüstrinin can damarlarından biride tanıtım faktörüdür. Eğer ki bir avantür yada gerilim meraklısı iseniz kuşkusuz yukarıda ki gibi bir isme sahip olan film kendi bünyenizce artı bir puanla görülmesi gereken listenize otomatik olarak kaydedilecektir.
KURTLAR GECEYI SEVER
Kunt Tulgar‘ın tanıtım ve çok soslu salata hazırlamakta ki ustalığının örneklerinden birisi olan “Kurtlar Geceyi Sever” hayatının bir dönemi 80’li yıllara denk gelmiş pek çok insanın hafızasında kalmış bir Türk Seriyali. Seriyal modasının anavatanı olan Amerika’da trash ve sci-fi tarzında onlarca eserin üretilip çeyrek yüzyıllık bir zamanın ardından Türkiye’de de müthiş bir popülariteye ulaştığı 50’li yıllarda büyüyen Kunt Tulgar’ın çocukluk döneminin vazgeçilmezlerinden birini Türkiyeye uyarlayış stili ise gerçekten takdire şayan…


Hikaye, Yeşilçam’ın emeklilik günlerine hazırlanıp ortamı video kaset furyasına bıraktığı 1980’li yılların son dönemlerinde yapımcı firmanın bir adet Arabesk Film isteğiyle başlar. Fantastik yılların Jet hızında ilerleyen üretimi esnasında stüdyo ve kamera arkasında eşsiz bir tecrübe edinmiş olan Tulgar, Yeşilçam Yasalarından biri olan tek filmlik bütçeyle iki adet üretmeyi bilen yönetmenimiz Arabesk film yanında çorbanın tuzu, salatanın limonu olması amacıyla bir adet Polisiye hazırlar.
Bu noktaya kadar herşey normaldir. Gelen günlerin anormal getirisi ise Arabesk filmin tahmin edildiği üzere 50.000 civarında bir satışı garantileyip bütçeyi kurtarırken yanında çeşni olarak sunulan Polisiye’nin ana filmle aynı başarıyı elde etmesi ve onu üçe katlayacak bir serinin ilk halkasını oluşturmasıdır. 80’lerde avantürsüzlükten yakınıp Amerikan kültürüne adapte olmak yolunda ilerleyen apolitik bünyelere hem Türk usulü bir macera hemde Amerikan usulü bir polisiye sunulmuştur.
Bir seriyal mantığıyla ilerleyen film, 5 dakika konuşma – 5 dakika kavga şeklinde bir kendine özgü bir trafiği yakalamış ve özellikle mekan seçimlerinde ki zenginlik gelecek bölümlere de taban sağlamıştır. Üsküdar Salacak‘tan, Haydarpaşa Tren İstasyonu‘na; Kalamış Sahilinden Kartal Devlet Hastanesine kadar akla gelebilecek her yerde Aytekin Akkaya ve Tolga Savacı ikilisinin figüran adedinde ki yetersizlik sebebiyle kimi zaman zorro maskeli, kimi zaman kafası naylon çoraplı kötü adamlarla mücadelesin şahit oluruz.
Tolga Savacı mı ? diyenler için, sinema kariyeri boyunca ilk ( ve de son kez) sert ve gözünü budaktan sakınmayan polis rolünü üstlenen oyuncumuzun Kunt Tulgar’ın fantastik sinema anlayışıyla nasıl bir mutasyon geçirdiğini tahmin etmek zor değil. Top Gun montu, ray-ban gözlükleri ve Dirty Harry usulü toplu tabacasıyla cinayet masasında görevine devam eden Amerikanvari polisimizin kimi zaman Yıkılmayan Adam‘ı bile hayrete düşürecek kadar buralı söylemlere girişine ise şaşmamak elde değil.
İstanbulda rutin bir kontrol esnasında kimliği belirsiz bir kişi tarafından öldürülen üç polisin olayının araştırılması için kolları sıvayan Komiser (T. Savacı) ve yardımcısı (A. Akkaya) araştırmalarını derinleştirdikçe olayın uyuşturucu mafyasıyla bağlantılarını ortaya çıkartırlar. Ancak ulaştıkları her bir patron çetenin diğer üyeleri tarafından öldürülmektedir bu yüzden konu bir seri şeklinde toplam üç bölüm ve 240 dakikalık bir metraja yayılır.
Can Borcu ile başladığımız ısındırma çalışmamızın ardından ordu jimnastiğine geçmeden önce Kurtlar Geceyi Sever’in ilk bölümünden bir videoyla salatamızı zenginleştirmeye devam ediyoruz;
Kapıyı çalan maskeli şahıslar nasıl karşılanmalıdır ?
Bir kadın gözünün içinde ki cevherler
Mutfak bankosunda çekiç bulundurmanın faydaları
James Bond Goldfinger ile cebelleşirken İstanbulda bir Cinayet Masası Komiseri kendisiyle aynı numaraları yapabiliyorsa ulan ben bu gizli servisin içine diyebilir mi ?
Kunt TULGAR’dan KURTLAR GECEYI SEVER :

Elbette şemsiye ve yağmur ikilisi Kurtlar Geceyi Sever – II‘de de kendini farklı objelerin kılığına girerek göstermekten kaçınmıyor. Kaldı ki ilk bölümde taksi şoförü rolünde karşımıza çıkıp Hikmet Taşdemir‘in kalleş kurşunlarına hedef olan Kunt Tulgar‘da ikinci bölümde fabrikanın zorro maskeli fedailerinden biri olarak yeniden dirilmeyi ve tekrar ölmeyi ihmal etmiyor.
Kurtlar Geceyi Sever’in ikinci bölümünden bir videoyla salatamızın tuzunu limonunu eksik etmemeye gayret gösteriyoruz;
Üzerinde Lütfen Kapatınız yazılı her kapı kurşun geçirmezmidir ?
Yolda yürürken kafanıza saksı düşebilir ama yerde yatarken üzerinize asansör düşerse ne yaparsınız ?
Merhabalaşırken alkış tutmak nasıl bir davranıştır?
Size uzatılan her eli sıkıp sıkmamak konusunda iki kez düşünmelimisiniz?
İlkokulda temsiller veya teneffüs saatlerinde sıklıkla kullanılan zorro veya yılbaşı maskelerini her ihtimale karşı evde bulundurmak gereklimidir ?
Kunt TULGAR’dan KURTLAR GECEYI SEVER – II :
Kurtlar Geceyi Sever Serisi’nin son bölümüyle salatamızı sofra için hazır hale getirmenin mutluluğunu yaşarken, serimizin sadece mutfak ve hazırlık aşamasıyla sınırlı kalmayacağının müjdesini sizlerle paylaşmayı ihmal etmiyoruz.
Kurtlar Geceyi Sever’in son bölümünden derlediğimiz videoyla tüm Fantastik Türk Sineması sevenleri soframıza davet ediyoruz. Yemeğin ilerleyen saatlerinde sazlı ve sözlü bir ortamda Kunt Tulgar’ın bizlere sesiyle eşlik edip etmeyeceğini kim bilebilir ?
“Hayvan görmüş gibi korkmak” deyimi üzerine şekillenen eşsiz kurgunun okyanusun diğer ucunda ikamet eden bir diğer “remake uzmanı” Brian De Palma‘nın klasiği UNTOUCHABLES‘e şapka çıkardığı sahneler elbette ki dikkatlerden kaçmamaktadır.
Kunt TULGAR’dan KURTLAR GECEYI SEVER – III




