Cüneyt Arkın, ülkesine 30 yıl boyunca hizmet eden polis memuru rolünde pek çok tarihi gelişmeye yakından şahitlik etmenin verdiği olgunluğu yansıtırken, İranlı oyuncu Firuz ondan 20 yaş daha genç yardımcısı Ekrem rolünde atik ve heyecanlı bir portre çizmektedir.
Komiser Kemalin yaş ve olgunluk özelliklerini görsel olarak tamamlayan aksesuarı film süresince sağ elinde tuttuğu tespihidir. İkilinin yaş ve dünya görüşleri arasındaki farklılık kimi zaman haksızlıklara karşı boş veren bir zihniyet ile savaşmanın daha onurlu bir hareket olduğunu savunan düşüncenin fikirlerinin yansıtılmasına dönüşmektedir.


Ekrem: “İşi izzeti nefis meselesi yapacak kadar kuvvetli değilsiniz. Onlarda önemli kişiler. Hala şeref, vazife gibi uydurma şeylerle uğraşıyorsunuz. Senelerdir bu saçmalıklarla beynimizi doldurdular.”
Kemal: “Peki sen neye inanıyorsun?”
Ekrem: “Hiçbir şeye. Mesele bu değil, mesele Şah Mat Bey’in karşısında yenik olmanız. Hayal kurmayalım.”
Kemal: “Peki ya ben hayal kurmak istiyorsam? Ya onu yenebileceğime inanıyorsam?”
Ekrem: “Çenenizi dağıtacaklar, sizi harcayacaklar.”
Kemal: “Evet, ama birazda eğlenebilirim dostum. Benim yaşımda bu fırsatı kaçırmamalı.”


Komiser Kemal’in yardımcısına karşı direkt olarak öğütte bulunduğu ve kendi dünya görüşünü ortaya koyduğu köprü sahnesi Adalet filmini ana karakterinin yapısı itibariyle Cemil serisiyle bütünleştirmektedir;
Oysa sen Türk Polisisin. Halkın “Adalet” diye sığındığı ilk yersin. Ben öyle polisler tanıdım ki hiç çıkarları yokken tabii bir şekilde bu millet için ölmüşlerdir. Hiç şikâyet etmeden hem de.
Cemil serisinde özlenen polis karakterinin halkın içinden gelen ve onların sorunlarını politikaya alet edilmeden onlardan biri gibi görmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Komiser Kemal de aynı özlemi yukarıdaki cümlelerde dile getirerek halka yalnız olmadıklarının mesajını vermektedir. 
Gelecek Bölüm : Paralellikler
Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo





